Press ESC to close

YahşibeyYahşibey Ali Osman Yahşi

Umuda Sarılmak

Siz hiç soğuğun iliklerinize işlediği,müthiş bir gürültünün her an kulaklarınızda patladığı,korkunç bir kokunun burnununuzu dağlayıp geçtiği,ayaklarınızın inanılmaz acılar içinde kıvrandığı ufacık bir kasada yolculuk yaptınız mı?

Ya peki,belki de dünya varolalı hiç kimsenin ayak basmadığı,vahşi hayvanlarının kol gezdiği,asırlık ağaçların kulaklarınızı sağır edercesine rüzgarda savrulduğu,attığınız ufacık adımın nereye olduğunu anlamayacak kadar zifiri karanlığın olduğu ıssız bir ormanda,yanınızdaki hiç tanımadığınız kişinin elini sıkı sıkı tutarak ilerlediniz mi benliğinizdeki binlerce soruyla beraber?

Bu çok mu afaki geldi size? durun biraz hafifleteyim sizin için..

Daha önce hayatınızın da hiç görmediğiniz insanlara,sonsuz güvenle hayatınızı teslim ederek arkasına takılmak zorunda kaldığınız,sözlerinden tek bir kelime bile anlamadığınız insanlardan belki de hayatınızın en pahalı ve en berbat yiyeceğini satın aldığınız, yüzlerce kişinin senelerce yattığı yatakta,yağ ve tozdan yapış yapış hale gelen bir şilteye sıkı sıkıya sarılarak yatmak zorunda kaldığınız bir zaman oldu mu?

”Yok canım bu kadarda değil;bu zaman da böyle hayatları yaşayanlarda mı var” diyerek şüpheli bakışlarla okuyorsanız mısraları ve hem de merak ediyorsanız,

‘Umuda sarılmak’ın mısralarının bıraktığı ayak izlerini takip ederek; anadolunun köşesinden başlayan bu müthiş yolculuğa siz de eşlik edebilirsiniz…Yüreğinizde hissetmeniz dileğiyle..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir